Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mandalina-Tekrar yayın blogdaki ilk hikayem :)

Resim
Sokağın başındaki telefon direğinin başında oturmuş gelen geçene bakıyordu. Yanındaki poşette üç beş mandalina. Evden çıkmadan annesi tutuşturdu eline. O inatla almak istemese de şimdi keyifle mandalinaları yiyordu. Hafif esen rüzgar, neredeyse yağmak üzere olan yağmur ve uzaktan beliren kara bulutlar gecenin ketum geçeceğinin habercisiydi. Yeşilimsi turuncumsu renk cümbüşüyle kaplı mandalina kabuğunu soyarken yanına koşarak gelen arkadaşının ona seslenmesiyle başını sesin geldiği tarafa doğru kaldırıp baktı. Uzun saçları yağan ince yağmurdan kıvır kıvır olmuş, yolda koşarak geldiği içinse paçaları çamura bulanmıştı. Biri rengi solmuş olan tamamen çamura bulanmış kırmızı terlik diğer ayağında ise önü yırtık kara lastik.." Ba..bam gel..cek ş...şim.di." Elindeki gazete kağıtlarını acele ile arkadaşına verdi. Koştuğu için nefes nefese kalmış cümlesini zor tamamlamıştı. Arkadaşının istediği gazete kağıtlarını verdiği gibi geldiği yoldan koşarak eve gitti. "Zeyneeep!" …

Fırtına Öncesi Sessizlik

Resim
Fırtına öncesi sessizliği herkes bilir kılıçları kuşanır. Bilir ki fırtına kopacak. Önceden önlemini alır insan. İlk önce içini bir sıkıntı kaplar sessizliğe gömülür. Bir yerden çıkacak olan çatırtıyı bekler. Hazırlıklıdır da aynı zamanda.. Dişlerini biler tırnaklarını çıkartır hazır şekilde bekler. Deniz gibi..

Özgür Deniz- Ön okuma-1.bölüm

Resim
Bu hikayede kişi, yer ve kurumların gerçekle hiçbir ilişkisi olmayıp tamamen hayal ürünüdür. Lakin karakterlerde bir nebze de olsun kendinizden bir şeyler bulabileceğinizi unutmayın.. Keyifli okumalar!

Ellerini karnında birleştirmiş evinin bahçesinde oturmuş sahile vuran köpük köpük olan dalgaları izleyip ruhunu dinlendiriyordu. Doğuma sadece bir hafta kalmıştı. Hem çok heyecanlı hem de çok korkuyordu. Alnından süzülen ter çenesinin altında damla halini alıp yere düşmüştü. Arada sırada vuran şiddetli sancılar, onu evde yalnız olduğu için endişelendiriyordu.

Lilanın Büyülü Miladı -12

Resim
"Bu akşam da çalışacak mısın Nazlı?"
" Evet, Düğün için siparişi yetiştirmem lazım. Yarın sabah teslim etmem gerekiyor."
" Kaç gündür akşam sabah çalışıyorsun. Bitkin görünüyorsun."
"Çalışmak bana iyi geliyor biliyorsun. Hem böyle mutluyum." diyen Nazlı bir dışarıya bakıp bir anda beliren kara bulutları görünce " Yağmur yağacak." dediğinde uzaktan gelen gök gürültüsü bunu doğrulamıştı.

Ferah gittikten sonra doğruca mutfağa giden Nazlı Milat hemen işe koyulmuştu. Müzik çalarda sevdiği grup Athena"nın "Ben böyleyim" şarkısı çalıyordu. En sevdiği şarkılardan biriydi bu. Nazlı milat düğün pastasını yaptıktan sonra sıra aperatif olan kurabiyeleri yapmaya başlamıştı. Tatlı ve tuzlu olmak üzere iki çeşit yapılacaktı. Daha önceden yoğurduğu tatlı kurabiyenin hamurunu dolaptan çıkarıp şekil vermeye başladığı sırada şiddetli gök gürültüsü onu yerinde zıplatmıştı. "Kesin bir yere yıldırım düştü" diye geçirdi içinden. Cama vur…

Lilanın Büyülü Miladı 11

Resim
Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-

Resim
Yahya'nın ağzından; 
Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :) .. Tepeden tırnağa özledim seni..

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru

Resim
Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.

O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..

Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

Nereden Başlasam!

Resim
Nasıl yada nereden başlasam söze kestiremiyorum blog sakinleri. Başımın içinde dolaşan çokça cümlelerden hangisini yazsam veya hangi konuyu açsam size diye düşünedurayım ben. Velhasıl kelam bu yazı artık geri döndüğümün habercisi olsun sizlere..
Bu sefer neden gittiğimi uzun uzun anlatmayacağım. Tek kelime yetecek aslında açıklama babında! YAZAMADIM!! Saklı Kelimeler adlı yazımda anlatmaya çalışmıştım aslında.. 
Geri dönüşüme etken olan asıl konuya geleyim.. Bir arkadaşım vasıtasıyla oldu.. 
" Nazlı Milat'a ne oldu sonradan. Merak ediyorum. Yazsana onu"- Lilanın Büyülü Dünyası adlı hikaye- deyince artık geri dönmem gerektiğine karar verdim. Aslında hikayeler yazmayı da özlediğimi farkettim. 
Bu arada bazı blogger arkadaşların da bloglarını kapattığını gördüm. Üzüldüm! Blog okumak, yeni dünyalara, düşüncelere, akımlara misafir olmak hoş duygu. Birçok şeyi blog okuyarak öğrenebiliyoruz. En önemlisi -benim için- deşarj oluyoruz. Sizde de oluyormu bilmem ama ben rahatlıyorum..
De…

Kuş Misali

Resim
Yol asfalt ama çakıllı.. Yolun üzerinde bir çift kırmızı pabuç. Minnacık ayaklar.. Beyaz elbise..Bahar dalları olan beyaz elbise. İki kulak yapılmış kıvır kıvır olan saçlar pembe ponpon tokalarla iki kulak yapılmış. Boğum boğum olan ayakları koşuyor.. Elinde sarı çiçekler.. Önünde kollarını açmış kızının kendisine gelmesini bekleyen annesi var.. 

GELİNLİK- TEKRAR YAYIN

Resim
Günün sabahı..  Düğün günü.

Genç kız heyecandan uyuyamamıştı. Sevdiği adamla evlenecekti. Aylar öncesinden düğün telaşından yorgun olsa da oldukça mutluydu. Düğünü olacağı içinde kilosuna dikkat etmiş aldığı gelinliğin bedenine tam olmasına özen göstermişti. Gelinliği tamda hayal ettiği gibi. Baştan aşağı güpür. Fransız güpürü. Annesi dahil herkes seçeceksen Fransız güpürü seçmelisin en iyi o demişlerdi. Duvarda asılı olan gelinliğine baktı genç kız. Omuzları dantelli straplez gelinliğin eteği oldukça kabarık ve alt kısımlarında yine incilerle işlenmiş danteller bulunuyordu. Odanın içinde dönüp duruyordu. Hava daha aydınlanmamıştı. Mesaj attı sevdiği adama. Hemen cevap gelmişti..

SAKLI KELİMELER

Resim
Kalem kağıdın üzerinde uzunca bir süre bekledi. Yazmaya mecali mi kalmamıştı yoksa Yazan mı yazamıyordu. Zorladı kendini. Zihni donmuştu adeta. Neredeydi o sihirli kelimeler. Sis bulutu gibi kaybolmuştu ortadan. Oyun oynama zaman da değildi üstelik.

Yağmur

Resim
Yağmur yağdığında kimse sormaz "Neden?" diye. Kaçanlar da olurdu yağmurdan, yağdığı için şükredenler de. Bir damla sudan faydalanan milyonlarca canlı da olurdu, ekini için suya ihtiyaç duyan çiftçide.. Sevinen de olurdu, yağdığı için yüzünü asan da.. Ama kimse neden diye sormazdı. Yağmur bittiğinde yapraklardan süzülen yağmur damlasını izlemeyi sevende oluyordu, tenine yağmur tanesi değdiğinde tiksinen de. Kaçan da oluyordu işte, sırılsıklam olmak uğruna yağmur altında yürüyen de.

Uzaya Geçiş Yapalım

Resim
Bu okuduğunuz yazı öyle daha önceden yazdığım hikayelerden değil. Hikaye değil! Tartışma başlığı altında bir iç döküşte dersiniz.. Artık yazı son bulunca siz karar verirsiniz.

Bayan Hohori yazıyor...
Yazayım bakalım ne çıkacak...
Biz yazanlar olarak gün içinde olan tecrübe ya da bir olay, konuşmadan etkilenip onu yazıya dökeriz. Eminim sadece bende olmuyordur bu.

MIM "ÇOCUKLUĞUMUZA DAIR

Resim
Bu mimide sevgili Şeydanur etiketlemişti. Ve yine yine geciktim cevaplamak için. Geç oldu farkındayım ama yaptım.. Umarım keyif alırsınız :)
Şu sınav sonrası yakalandığım grip beni çok fena etkiledi. Bilgisayarın başına geçince hemen mimleri yapayım dedim. 

Mim-Şans

Resim
Sevgili yalnizamaozgur blog sahibi beni instagram'da başlattığı bu güzel mimde etiketlemişti. Tabii bende geç cevap verenlerdenim. Bunun için kendisinden özür diliyorum. İnstagramda yapmak yerine blogda yazmayı tercih ettim ben. Bu mim için kendisine teşekkür ediyorum ve hemen cevaplamaya başlıyorum..

Gece ve Gündüz

Resim
Gece gündüzle zıt, Güneş Ay'la.. Ay yıldızlarla arkadaş.. Bir masal başlangıcı bu... Sessiz çığlık gibi. Gece ve Gündüzün hikayesini yıldızlardan dinleyelim..

Konuk Yazar-Aşkı Zikreden Yazar (Kurduğunuz Hayallere Şu Anda Ulaşılamıyor)

Resim
Sevgili Bayan Hohori'ye konuk oldum. O çok iyi bir ev sahibi 😊 Keyifle okumanızı dilerim. İlk defa konuk yazar oldum. Bayan Hohori'nin fikriydi, çok sağ olsun güzelde oldu. Sevgili blog arkadaşım önce sana sonra okuyacak bütün arkadaşlara teşekkür ederim... Sevgiler her birinize😊
Kurduğunuz Hayallere Şu Anda Ulaşılamıyor
Lütfen Daha Sonra Tekrar Hayal Kurunuz

  Zamansız mıdır hayatta ki duygular? Hiç beklemediğin anda mı oluşur bazı hisler? Zamansız olan gözleriydi bana sorarsanız. Kalbimin ortasına nasıl düştü gözleri? Onu görmeme gerek olmadan, hayali yetiyordu beni darma duman etmeye. Nasıl bu kadar güçlü olur, nasıl yerle bir eder bu kadar?   Ben ki dünyadan kaçıp hayallere sığınan bir insan, kaçamıyorum ondan. Artık hayallerimde de o var. Bu nasıl bir imtihandır? Bu kadar uzak olup, bu kadar yakın olmak. Gözlerinin karanlığına hayran olup adım attığım gün kayboldum. Ama alışıyorum karanlığa. Yolunu bulup buradan çıkmam lazım. Artık hayallerime ulaşamıyorum. Sürekli olara…

Lilanın Büyülü Miladı-9

Resim
Nazlı Milat Yahya'ya daha fazla bakamadan hızla geçip gitmişti yanından. Oturma odasına geçip çocuklarla oynamaya başlamıştı. Aklında Yahya'nın kendisinini duyup duymadığı düşüncesi vardı. Bir yandan çocuklarla oynarken bir yandan da kapıya bakıyordu ki Ferah ve Yahya uzun süredir gelmemişti yanlarına. Lila arkadaşlarıyla oyun oynarken Nazlı abisinin yanına oturup birlikte çocukları izlemeye başladılar.

Aşk ve Sevgi- Tekrar Yayın

Resim
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken Harikalar Diyarı adında hayallere sığmayan güzellikte bir şehir varmış. Bu şehirde bir bahçe bahçe de ise güller varmış. Bu güllerin hepsi beyazmış.  Beyaz güllerin arkadaşları; kelebekler, kuşlar, arılar, karıncalar, sevimli tırtıllar varmış.  Her gün bir neşe bin mutluluk dolaşırmış aralarında.  Güneş  daha bir ısınır daha bir gülermiş bahçeyi görünce. Günlerini şuh içinde geçirirlermiş derken bahçenin köşesinde duran en parlak olan beyaz gül günden güne rengi solmaya kurumaya başlamış. Beyaz gülün diğer arkadaşları çok sonraları farketmişler arkadaşlarının hasta olduğunu. Ama o da ne aralarında daha önce hiç görmediği bir çiçek varmış. Çiçeğe bakmışlar, izlemişler, kimisi çok kızmış kimisi çok şaşırmış

KAN VER HAYAT KURTAR- KIZILAY

Resim
Bankaya olan taksitlerinin son günüydü. "Öğle arasına girmeden hemen gidip halledeyim şu işlerimi" deyip kahvaltıdan sonra hemen hazırlanıp çıkmıştı evden. Beş katlı apartmanın üçüncü katında oturuyordu. Ara sokaktaydı evi. Dolmuşa binmesi için biraz yürümesi gerekiyordu. Yokuş aşağıya giderken komşularıyla karşılaştığında üç beş sohbet ediyordu.

BAŞLANGIÇ

Resim
Ellerini yukarıya açıp yağmur tanelerini yakalamaya çalışıyor yağan yağmurla birlikte dans ediyordu genç kız. Göz yaşları, yüzünden akıp yağmura karışmıştı. Ağzına dolan tuzlu tat gözyaşlarına aitti. Yağmur yüzünde ince bir yol olup toprağa düşüyordu. Kömür karası saçları üzerine yapışmıştı. Halbuki bu sabah özenle yapmıştı saçlarını dalga dalga.Üzerindeki beyaz elbise çamur olmuştu. Yeni kazınmış olan toprak, çamur olup akmıştı yoldan aşağıya doğru. Ne elbisesi umurundaydı ne de  insanların bakışları.. Ağlarken gülümsedi. Bir fısıltı duydu; 
Aşk teninin kokusunun karıştığı yağmur tanesi