LİLANIN BÜYÜLÜ MİLADI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LİLANIN BÜYÜLÜ MİLADI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.25.2017

Lilanın Büyülü Miladı- Final-






Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.

Hareket etmeye korkuyordu Nazlı. Ya çekip giderse diye. Gözyaşları görmesine engel olmaya başlayınca elleriyle gözlerini silip, gözlerini hiç kırpmadan camdan yolun karşı tarafında duran Yahyayı görmeye çalışıyordu. Yağmur bir anda bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamıştı. Ellerinin titremesine engel olmasını bırak kalbi, zihni dahi söz dinlemiyordu sanki. Ne duruyorsun, koş, diyen aklına karşı gelen ayakları mıh gibi olduğu yerde kalmıştı. Sadece gözleri tek noktada sabitlenmişti. Yahya karşısında duruyordu işte.
-Koş aptal, koş işte!

Derin nefes alıp koşmaya başlamıştı Nazlı Milat. Yağmur daha saniyesinde sırılsıklam yapmıştı onu, ama umurunda değildi. Bütün hücresinde hissettiği o buruk mutluluk, ritmi bozulan kalbine söz dinletememesi aşktandı. Emindi artık. Çok geç olsa da emindi. 

7.31.2017

Lilanın Büyülü Miladı -12






"Bu akşam da çalışacak mısın Nazlı?"
" Evet, Düğün için siparişi yetiştirmem lazım. Yarın sabah teslim etmem gerekiyor."
" Kaç gündür akşam sabah çalışıyorsun. Bitkin görünüyorsun."
"Çalışmak bana iyi geliyor biliyorsun. Hem böyle mutluyum." diyen Nazlı bir dışarıya bakıp bir anda beliren kara bulutları görünce " Yağmur yağacak." dediğinde uzaktan gelen gök gürültüsü bunu doğrulamıştı.


Ferah gittikten sonra doğruca mutfağa giden Nazlı Milat hemen işe koyulmuştu. Müzik çalarda sevdiği grup Athena"nın "Ben böyleyim" şarkısı çalıyordu. En sevdiği şarkılardan biriydi bu. Nazlı milat düğün pastasını yaptıktan sonra sıra aperatif olan kurabiyeleri yapmaya başlamıştı. Tatlı ve tuzlu olmak üzere iki çeşit yapılacaktı. Daha önceden yoğurduğu tatlı kurabiyenin hamurunu dolaptan çıkarıp şekil vermeye başladığı sırada şiddetli gök gürültüsü onu yerinde zıplatmıştı. "Kesin bir yere yıldırım düştü" diye geçirdi içinden. Cama vuran yağmur taneleri şiddetini artırmıştı. Korkusunu ve gök gürültüsünün sesini bastırmak için müziğin sesini daha da açmış şarkıya eşlik etmeye başlamıştı.


Değer saklanma hiç geçer zaman 

Böylede geçer ya sev ister vazgeç 
Beklentiler sadece üzer 
Ayrı dünyalarda farklı farklı kafalarda 
Ve ben ben böyleyim 
Kendi yolumda

İşi bittiğinde saat bir buçuğu geçiyordu. Yorgunluktan gözlerinin önüne perde inmişti adeta. Göz kapakları ona itaat etmiyordu. "Mutfağı da sabah toplarım artık" deyip ışıkları söndürüp evine çıkmaya hazırlanıyordu ki pastahanenin içine vuran ışığı farketti. Işığa doğru dönünce pastahanenin parkında duran aracı gördü. Gözlerini kısıp aracın içindeki kişiyi görmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştı. İçi ürpermeye başlamıştı Nazlı Milatın. Herhangi bir saldırıya karşı kendini savunmak için eline bir şeyler almak için etrafına bakındı. Karanlıkta eline alabildiği tek şey oklava olmuştu. Araç ani bir gürültüyle çalışmış hızla oradan gitmeye başlamıştı. Nazlı Milat aracın çıkardığı o korkunç sesle birlikte iyice gerilmişti. " O araba neden oradaydı? Beni mi izliyordu? " diye kendine sorular soruyordu. Araç gittikten sonra hemen ışıkları yakıp doğruca kapıya yöneldi kapının kilitli olduğunu kontrol etmek için. Gök gürültüsünden sonra beliren şimşek geceyi aydınlattığı sırada aracın gitmediğini yolun karşı tarafında kendisine bakan birisinin olduğunu gördü. Ama bu sefer korkmak yerine içini endişeyle karışık mutluluk kaplamıştı. Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.



7.20.2017

Lilanın Büyülü Miladı 11


Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

6.23.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-






Yahya'nın ağzından; 

Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :)
.. Tepeden tırnağa özledim seni..

6.19.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru



Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.


O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..


Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

1.16.2017

Lilanın Büyülü Miladı-9




Nazlı Milat Yahya'ya daha fazla bakamadan hızla geçip gitmişti yanından. Oturma odasına geçip çocuklarla oynamaya başlamıştı. Aklında Yahya'nın kendisinini duyup duymadığı düşüncesi vardı. Bir yandan çocuklarla oynarken bir yandan da kapıya bakıyordu ki Ferah ve Yahya uzun süredir gelmemişti yanlarına. Lila arkadaşlarıyla oyun oynarken Nazlı abisinin yanına oturup birlikte çocukları izlemeye başladılar.

12.30.2016

Lilanın Büyülü Miladı-8




Akşam ezanı okunduğu vakitte karşısında ki adamların birbiriyle hararetli sohbetlerini dinlerken Nazlı abisinin isteği üzerine çay servisi yapmıştı. Onlar çayını içip sohbet ederken Nazlı evine çıkıp üstünü değiştirip geri dönmüştü. Dolaptan çıkardığı doğum günü pastasını kutuya koyup abisinin yanına geçmişti. Pastayı masanın üzerine koyup yanlarına oturmuş onların konuşmasını dinlemeye başlamıştı.

12.27.2016

Lilanın Büyülü Miladı\7

 Heyecandan elleri titremeye başlayan Nazlı Milat balkondan oturma odasına geçmişti. Aynanın karşısına geçip kendisine bakındı. Saçlarını açıp, kırmızılık kazanması için de dudaklarını ısırmaya başladı.. Ceviz ağacından yapılan aynanın bulunduğu masanın çekmecesinden parlatıcısını alıp sürdü hemen. Aynada kendisine bakındığı sırada bir anda donuklaşıp " Saçmalıyorsun Milat, on sekiz yaşında değilsin" deyip açtığı saçlarını kabaca topuz yapıp parlatıcıyıda silmişti. Sandalyeye asılı duran siyah ince hırkasını giyinip doğruca pastaneye indi. Pastaneyi geçip kapıyı açtığında Yahya karşısında duruyordu. Elindeki beyaz gülleri Nazlı Milat'a uzatıp "Küçük bir teşekkür için." deyip verdi. Nazlı Milat karşısındaki adama bakındı. Bir haftadır beklediği adam karşısında duruyordu. Spor kıyafet yerine siyah takım elbisesi giyinmişti. Saçları biraz dağınıktı ve bir kaç günlük sakalları vardı. 

12.26.2016

Lilanın Büyülü Miladı-6


Koltuğun üzerinde, siyah zemin üzerinde gri desenleri olan kaska bakıyordu. Televizyondaki sunucunun sesi kulağına doluyordu. Açık olan pencereden içeri giren serinletici rüzgar perdeyi havalandırıp içeri giriyordu. Nazlı Milat kahvesini yudumlarken aklında Yahya'nın kaskı neden almadığı düşüncesi vardı. Küçük kurt gibi aklını kemiren bu düşünce bir haftadır kendisini yormuştu.
"Acaba kaskını burada unuttuğunun farkında değil mi?" diye sesli düşündü Nazlı Milat.
"Keşke telefonunu alsaydım da şimdi haber ederdim ona." 
"Yok be kızım, hemen tanımadığın birisinin telefon numarasını istemek olur mu?"
"Sabaha kadar tanımadığın o birisiyle konuşmayı biliyorsun ama."

12.21.2016

Lilanın Büyülü Miladı-5



Güneş yavaş yavaş tepeye çıkarken Nazlı Milat uykuya daha yeni dalmıştı. Yahya gittikten sonra tekrar etrafı toplayıp doğrudan evine çıkmıştı. Kıyafetlerini çıkartmış kırmızı panda desenli pijamasını giyinip uykuyla buluşmuştu.

Yahya ise kötü geçen toplantını ardından motoruna atlayıp memleketine gitmek için yola çıkmıştı. Yağmurun yağması onun için sürpriz olmuştu. Bozuk olan sinirlerine yağmur gem vurmuştu. Yol boyunca açık yer aradı, yarım saat boyunca sırılsıklam olmuştu. Sinirlenince ani hareket etmesine yine kızıp duruyordu.

12.19.2016

Lilanın Büyülü Miladı-4






"Pardon kimse yok mu?"

Nazlı Milat pastaneyi sildikten sonra son kontrol için mutfağa gitmişti ki gelen sesle tekrar pastaneye dönmüştü. Kapıdan içeri girmiş olan uzun boylu siyah deri ceketi giyinmiş, elinde kaskı olan biri duruyordu. Duvarda duran saate baktı iki buçuğu gösteriyordu. 
"Gecenin bu saatinde bu adamın burada ne işi var" diye düşünürken adamın üzerinden akan sular zemine düşüyordu. Yağmur mu yağıyordu. Bakışları adamı geçip dışarıya yönelmişti. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru hiç farketmemişti. 

12.16.2016

Lilanın Büyülü Miladı-3





Nazlı annesinin vefatından sonra okuluna dönmemişti. Birkaç sene sonra babasının tekrar evlenmesiyle dayısının yanına yerleşmişti. Uzun bir süre dayısıyla birlikte Fransada yaşamıştı. Fransada dil öğrenmiş, ev işlerinde yengesine yardım etmiş, kuzenlerinin çocuklarıyla ilgilenmişti. 

12.15.2016

Lilanın Büyülü Miladı-2




 Müzik çalarda  ise sabah söylediği şarkı çalıyordu.

" Bir zamanlar güzel bir kız yaşarmış. " Bir zalimi görmüş ona aldanmış. " ooo lelli." 
"İpekten ince kirpikleri." " Gülermiş hep bebekler gibi. "Bir zamanlar güzel bir kız yaşarmış" "ooo lelli.."

Eğlenceli ve hareketli geçen saatlerden sonra herkes evlerine gitmişti. Yine yalnız kalan Nazlı Milat ilk önce müzik çaları kapatıp masayı toplamaya başladı. On ikiyi geçen saate rağmen hala uykusu yoktu. Kalan kurabiyeleri saklama kabına koyup kaldırmıştı. Bulaşıkları makineye yerleştirip makineyi çalıştırdı. Masaları eski haline getirip kovaya doldurduğu suyla yerleri silmeye başladı. Sabahki negatiflik ona geri dönmüştü.

12.14.2016

Lilanın Büyülü Miladı-1




"Şapkası kırmızı, gözleri mavi" " Üstünden düşmezmiş mor bir entari"...

Nazlı Milat mutfakta akşam için hazırlık yapıyordu. Kek çırparken sevdiği şarkıyı söylüyor bir yandan da fırında ki kurabiyelerin pişip pişmediğini kontrol ediyordu. Fındıklı ve hindistan cevizli olan iki çeşit kurabiyeyi çoktan yapmıştı bile. Arkadaşlarının istediği gibi kuru üzümlü keki de yapıyordu. 

 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon