6.19.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru



Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.

O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..


Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

6.13.2017

Nereden Başlasam!



Nasıl yada nereden başlasam söze kestiremiyorum blog sakinleri. Başımın içinde dolaşan çokça cümlelerden hangisini yazsam veya hangi konuyu açsam size diye düşünedurayım ben. Velhasıl kelam bu yazı artık geri döndüğümün habercisi olsun sizlere..

Bu sefer neden gittiğimi uzun uzun anlatmayacağım. Tek kelime yetecek aslında açıklama babında! YAZAMADIM!! Saklı Kelimeler adlı yazımda anlatmaya çalışmıştım aslında.. 

Geri dönüşüme etken olan asıl konuya geleyim.. Bir arkadaşım vasıtasıyla oldu.. 
" Nazlı Milat'a ne oldu sonradan. Merak ediyorum. Yazsana onu"- Lilanın Büyülü Dünyası adlı hikaye- deyince artık geri dönmem gerektiğine karar verdim. Aslında hikayeler yazmayı da özlediğimi farkettim. 

Bu arada bazı blogger arkadaşların da bloglarını kapattığını gördüm. Üzüldüm! Blog okumak, yeni dünyalara, düşüncelere, akımlara misafir olmak hoş duygu. Birçok şeyi blog okuyarak öğrenebiliyoruz. En önemlisi -benim için- deşarj oluyoruz. Sizde de oluyormu bilmem ama ben rahatlıyorum..

Denetleme bekleyen çokça yorum var aylar öncesinden kalan!! Onlara geri dönüş yapmadığım üçün ÖZÜR DİLİYORUM ARKADAŞLARDAN!!

Bu yazamayışım - uzun süre- ilk değil. Bazen bir kaç ay sürer bazen de bir yıl kadar sürdüğü oluyor. Ama sonrasında daha aktif şekilde dönüşler yaptığımı biliyorum. Bunun sebebi bendeki bir hobi (diyim) uzun süre devam etmemesi. Şöyle ki bir şeyle uzun süre uğraşamıyorum. Sıkılıp bırakıyorum. Bu da o uğraşa karşı bir körelme oluyor bende. Daha önce kara kalemle uğraştığımdan bahsetmiştim. Artık kağıda çöp adam çizemez hale geldim.. Kısacası böyle.. 

Kısa süre sonra :)) gerçekten kısa süre sonra Lilanın Büyülü Dünyası adlı hikayemin yeni bölümüyle asıl dönüşümü yapacağım..

Sevgiyle Kalın..

4.05.2017

Kuş Misali



Yol asfalt ama çakıllı.. Yolun üzerinde bir çift kırmızı pabuç. Minnacık ayaklar.. Beyaz elbise..Bahar dalları olan beyaz elbise. İki kulak yapılmış kıvır kıvır olan saçlar pembe ponpon tokalarla iki kulak yapılmış. Boğum boğum olan ayakları koşuyor.. Elinde sarı çiçekler.. Önünde kollarını açmış kızının kendisine gelmesini bekleyen annesi var.. 

4.04.2017

GELİNLİK- TEKRAR YAYIN





Günün sabahı..  Düğün günü.

Genç kız heyecandan uyuyamamıştı. Sevdiği adamla evlenecekti. Aylar öncesinden düğün telaşından yorgun olsa da oldukça mutluydu. Düğünü olacağı içinde kilosuna dikkat etmiş aldığı gelinliğin bedenine tam olmasına özen göstermişti. Gelinliği tamda hayal ettiği gibi. Baştan aşağı güpür. Fransız güpürü. Annesi dahil herkes seçeceksen Fransız güpürü seçmelisin en iyi o demişlerdi. Duvarda asılı olan gelinliğine baktı genç kız. Omuzları dantelli straplez gelinliğin eteği oldukça kabarık ve alt kısımlarında yine incilerle işlenmiş danteller bulunuyordu. Odanın içinde dönüp duruyordu. Hava daha aydınlanmamıştı. Mesaj attı sevdiği adama. Hemen cevap gelmişti..

3.29.2017

SAKLI KELİMELER





Kalem kağıdın üzerinde uzunca bir süre bekledi.
Yazmaya mecali mi kalmamıştı yoksa Yazan mı yazamıyordu.
Zorladı kendini. Zihni donmuştu adeta.
Neredeydi o sihirli kelimeler. Sis bulutu gibi kaybolmuştu ortadan.
Oyun oynama zaman da değildi üstelik.

3.20.2017

Yağmur




Yağmur yağdığında kimse sormaz "Neden?" diye. Kaçanlar da olurdu yağmurdan, yağdığı için şükredenler de. Bir damla sudan faydalanan milyonlarca canlı da olurdu, ekini için suya ihtiyaç duyan çiftçide.. Sevinen de olurdu, yağdığı için yüzünü asan da.. Ama kimse neden diye sormazdı. Yağmur bittiğinde yapraklardan süzülen yağmur damlasını izlemeyi sevende oluyordu, tenine yağmur tanesi değdiğinde tiksinen de. Kaçan da oluyordu işte, sırılsıklam olmak uğruna yağmur altında yürüyen de.

2.02.2017

Uzaya Geçiş Yapalım


  Bu okuduğunuz yazı öyle daha önceden yazdığım hikayelerden değil. Hikaye değil!
Tartışma başlığı altında bir iç döküşte dersiniz.. Artık yazı son bulunca siz karar verirsiniz.

Bayan Hohori yazıyor...
Yazayım bakalım ne çıkacak...

Biz yazanlar olarak gün içinde olan tecrübe ya da bir olay, konuşmadan etkilenip onu yazıya dökeriz. Eminim sadece bende olmuyordur bu.
  
 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon