10.10.2017

Yeni Yetme Yazar



Elleri klavyede dans ediyordu yazmak için lakin tuşlara basmıyordu. Aklında tasarladığı hikayeyi yazıya dökemiyordu. Zihninde beliren hikayenin hayali görüntüsü gözlerinin önündeydi...

10.05.2017

Paranın Bilinmeyen Yolculuğu






Şu anda bu satırları sizlere tüm çıplaklığıyla yazıyorum.. Bugünün kahramanı ben. İlla kahraman olacaksam o ben olayım diyorum ve günümü sizlere anlatayım. Elimde kupa bardağımda açık çay. İçmek için değil de daha çok soğuktan donan ellerimi ısıtmak amacıyla içiyorum.. Yanında bir kaç sarı leblebi ve iki badem.. Hani şu form koruma amacıyla, çayın yanında bir şeyler atıştırma bahanesiyle.. Ben bu satırları şu anda yani saat 21:16 da yazıyorum..

10.03.2017

Platonik 2



Ya beni rahat bırak ya da beni senle...
Ne olacağını bilmem ama.. Ne olursa da seni suçlayamam. Kendi kuruntularımın esiri edemem seni. Hele yaşadığım bu duygu karmaşasından haberin yokken..

10.01.2017

Son-Suz Hikaye





Evden çıkmadan cebini son kez kontrol etti. On lirası cebinde durduğuna emin olunca ağır aksak çıktı kapıdan. Kapıyı kapatmadan önce evine göz gezdirdi. O her zaman aşina olduğu sessizlik ona güle güle demişti. O da sessizliğe karşılık "Allah'a sımarladık" deyip eliyle selam çaktıktan sonra kapıyı yavaşça kapattı.

9.28.2017

Platonik






Öyle bir anda girdin ki kalbime
Öyle bir anımda geldin ki aklıma
Zamansız

9.27.2017

Ahmak Tilki(!)



Mevsimlerden dört mevsim bugünlerde.. Yaşadığımı değil de hissettiklerimi yaşıyorum.. Koca evde şu rutubetli küçük odaya dünyamı sığdırdım. Camın kenarında duran yatağım darmadağınık.. Üzerinde katlanmayı bekleyen bir yığın çamaşır.. Canım iş yapmak istemiyor.. Servis masasının en küçüğü, odamın kenarında kırık kristal kesme vazonun içindeki sahte çiçeklere değer katmış gibi gözüküyor.. O da sahte!

9.25.2017

Lilanın Büyülü Miladı- Final-






Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.

Hareket etmeye korkuyordu Nazlı. Ya çekip giderse diye. Gözyaşları görmesine engel olmaya başlayınca elleriyle gözlerini silip, gözlerini hiç kırpmadan camdan yolun karşı tarafında duran Yahyayı görmeye çalışıyordu. Yağmur bir anda bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamıştı. Ellerinin titremesine engel olmasını bırak kalbi, zihni dahi söz dinlemiyordu sanki. Ne duruyorsun, koş, diyen aklına karşı gelen ayakları mıh gibi olduğu yerde kalmıştı. Sadece gözleri tek noktada sabitlenmişti. Yahya karşısında duruyordu işte.
-Koş aptal, koş işte!

Derin nefes alıp koşmaya başlamıştı Nazlı Milat. Yağmur daha saniyesinde sırılsıklam yapmıştı onu, ama umurunda değildi. Bütün hücresinde hissettiği o buruk mutluluk, ritmi bozulan kalbine söz dinletememesi aşktandı. Emindi artık. Çok geç olsa da emindi. 

 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon