Kim Bu Hohori





Madem 2016'nın son saatlerindeyiz. Şöyle her şeyden uzak biraz kendimden kısacık bahsedeyim sizlere. Yeni yıla beni tanıyarak girin. İlerde çok işinize yarayacak sanki.:)

İlk önce neden Hohori lakabını kullandım onu anlatayım. Hohori'nin anlamı baykuş demek önce onu diyeyim. Sonra geleyim Hohori'yi seçmemdeki nedene;


Bir gün annem ile birlikte onun gençliği hakkında konuşuyorduk ki ben de o sıralar blogu açmayı düşünüp blog adını düşünüyordum ne koyayım diye. Neyse efendim dağıtmayayım konuyu. Annem evveli zamanında kendi köyünde yaşarmış ya, o zamanlar da evlerinin dibindeki ağaçta bizim yaramaz baykuş yuva yapmış. Geceleri ötüyormuş ama kimse de ne olduğunu bilmiyormuş. Korkuyorlarmış. Sabah olur herkes birbirine " Abla- abi- yenge duydunuz mu geceki sesi acaba nedir?" diye evhamlı evhamlı sorarlarmış. Nereden bilsinler baykuş olduğunu daha önce ne görmüşler nede duymuşlar. Her gece ho-ho-riiiii diye acı acı sanki son nefesiymiş gibi ötüyormuş. Bir gün köye birisi gelmiş ve onun baykuş olduğunu söylemiş. Ama annem hiç baykuş demez mesela, hep hohori der. Bana da annemden kelime mirası kaldı işte bu Hohori:).  


İşte sevgili okur ben blog adı düşüne dururken annemin şu küçük hatırası bana ilham oldu. Beynimde ışık yandı ya ki, bende " Blogun adı HOHORİ olsun" dedim. Ama tek başına da güzel durmuyor diye düşünüp "Madem hikaye yazacağım "Hohori Yazıyor" olsun derken işte "Bayan Hohori Yazıyor" çıkıverdi meydana. Annemle konuştuğumuz günün ardından hemen blog adresimi alıp ilk yazım ve blog da ki ilk Mandalina adlı hikayeyi sizlerle buluşturdum. Ne yalan söyleyim ilk günde beklediğimden fazla geri dönüş aldım. Beni bir görseniz nasıl seviniyorum.. Çocuklar gibi :))

Şimdi gelelim benimle olan kısıma..
İlk önce hikaye ne zaman yazmaya başladım onu anlatayım;
Lise üçteyim. Bölümüm yabancı dil -İngilizce-. Daha o zaman başlar ya üniversite sınav stresi. O stresli zamanlardayım. Kafam allak bullak. Şöyle ki ders çalıştığımda artık beynimin bana itaat etmediği o sıkıcı anlarda kendimi dinlendirmek için kara kaleme başladım. Ufak şeyler çizdim tabii. Görsellerde göreceksiniz.. :) Bir gün kara kalemle uğraştım bir gün ders çalıştım okul- ev maratonu erken başladı.. Aman haa düşünmeyin çok çalışkan bu Hohori diye tembelim ben :) Neyse artık kara kalem çalışmasından da sıkılmıştım. Bir akşam evde önümde İngilizce kitapları aklım hovarda açtım kitabın en arka sayfasını o boş beyaz sayfaya başladım yazmaya. Ama ne yazdığımı bilmiyorum.. Okuduğumda bir şeyler çıktı. Şöyle tek bölümlük bir yazı ama devamı var diyede bağırıyor. O yazının bir kısmını buraya ekliyorum.





Artık 27 yaşıdaydım.
Tam beş yıl oldu. Giderken bekle demişti. Bekledim. Peki onun, âşık olduğum adamın evlendiğini ve çocuğu olduğunu hatta beni unutup çok mutlu olduğunu öğrenmek içinmi beklemiştim. Peki gitti. Ya giderken bekle diyip ümit vermek niye…
Herkes benim artık konuşamadığımı sanıyorlar. Bilmiyorlarki içimde kopan fırtınayı. Her gece akıttığım gözyaşlarımı, haykırışlarımı nerden bilecekler ki. Depresyon diyorlar. Tedavi uygulatıp ilaç veriyorlar. Gönlümün, sevdamın, acımın dermanına şu küçük ilaçlar derman olabilir mi. Sevdama UMUDUMA kavuşturup onu eskisi gibi küllerinden yakabilirmi. Tıkmışlar beni şu dar odaya. En önemliside yaşayan ölüyü nasıl iyileştireceklerdi ki…

Kırılan, parçalara ayrılan kalbimi nasıl toparlayabilirler ki. Şu ilaçların bana iyi geleceğini, her şeyin benim için olduğunu söylüyorlar. Bana neyin iyi geleceğini ben bilmezken, siz nasıl bilebiliyorsunuz. Daha dayanacak gücüm kalmadı. Her güne kâbuslarla uyanmak, onun Umudun gözlerinde akan gözyaşları, kanlı gözyaşları…  Elini bana uzatmış seni bekliyorum. Gel nefesim, sesim, güneşim, coğrafyam, haritam ol derken… ben nasıl iyi olurum. Nasıl ona ve kendime yardımcı olabilirim, bir ölüyken…




Tabi o kitabın arkasında yazılı olan hikayemin giriş kısmının ilk satırlarını okuyorsunuz şimdi.. Daha sonra devam ettireyim dedim ama elime yüzüme bulaştırınca bıraktım. Şimdi köşede bekliyor. Beklesin..

Böyle  hikayeler depoda çokça mevcut, yarım kalmış olan :))

Bir de ben Trabzonluyum. Ne merkezdeyim ne de merkez dışında. Sessiz sakin biri olarak tanınsam da birde beni kankama sorun :)) Neler der size neler.. 
Sosyolog olma yolunda olup o yolun başından mesleğime el sallıyorum şimdilik. Ben geliyorum bekle der gibi. :) cevap gecikmiyor "Hah bir sen eksiktin":)))

Şimdilik hakkımda kısmı bu kadarcık olsun. Yazmak yada değiştirmek istediğim zaman yenilenecektir. Kim bilir ne zaman :))
      Seneniz Mutlu Olsun...



















Fotoğrafların kalitesizliği için üzgünüm :(((





Yorumlar

  1. Hohori isminin nereden geldiği güzel ve ilginç bir hikayeymiş, efendim :)
    Çizimler harika!
    Mutlu seneler! :)

    YanıtlaSil
  2. Gazeteci N.G

    Çok teşekkür ederim efendim :))

    YanıtlaSil
  3. Yaaa hiçte bile fotoğraflar çok iyi. Çizim de var demek, kalemle dansın çok demektir. Harika😊 Birde memleket aynı bu ayrı mutlu etti beni. Sevgiler, inşallah başka çizimlerini de paylaşırsın bizimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büşra Gürbüz

      Teşekkür ederim 😄 maalesef ki artık çizemiyorum..

      Sil
  4. İsim gerçekten güzel... Karakalem çalışmaların çok hüzel... Mutlu yıllar... Her şey gönlünce olsun... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. persephone

      Çok teşekkür ederim
      Mutlu seneler.
      Sevgiler benden 🌸

      Sil
  5. Ben de dershane zamanlarımda sıkıldıkça masama bir şeyler çizerdim böyle. :) Onları hatırlattınız. Hohori isim hikayesi de çok hoş, çok anlamlıymış. Ayrıca çizimler çok güzel. Sevgiler, :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkıldıkça birşeyler çizmişiz 😄😄
      Çok teşekkür ederim 🌼🌼

      Sil
  6. Mutlu yıllar ile baslayayım. :). Trabzon görmek ve gezmek istediğim mesleklerden bir tanesi. Bu sene Rize yi ziyarete gidiyorum eğer vakit olursa Trabzon'a geçmek de var içimden. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uğur KAYA

      Mutlu yıllar. Inşallah vakit bulup Trabzon'u görebilirsiniz. ☺

      Sil
  7. Mutlu yıllar diliyorum hohori. İnşallah ismin gibi müstesna bir yıl geçirirsin :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslıhan T.
      Mutlu yıllar Aslıhan 😄
      Çok teşekkür ederim 🌹

      Sil
  8. Mutlu yıllar hepimize. :)
    Böylece tanımış olduk sizi de. Ama ben bir şeyi anlamadım sanırım. Siz 27 yaşında mısınız?
    Trabzon'a birkaç kez yolum düştü, çok güzel bir şehir. Ama ondan daha güzeli Trabzonspor. Bu yüzden bize her yer Trabzon.
    Not: Trabzonsporluyum ama Trabzonlu değilim, Akdeniz çocuğuyum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok 27 yaşında değilim. O lise üçüncü sınıftayken yazdığım ilk hikayenin başlangıç kısmı..

      Bize her yer Trabzon 😄

      Sil
  9. İsminin nereden geldiğini hep merak ediyordum o.O Yarım kalmış hikayelerini de merak ediyorum, çok seviyorum hikayelerini ♥

    YanıtlaSil
  10. Elif;

    Aaa bak anlattım işte:)) Çok teşekkür ederim ♥

    YanıtlaSil
  11. ay yaaaa seni okumak mutluluk ve huzur veriyooooo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deeptone

      Teşekkür ederimmm senin yazıların daha keyifliii 😄😄

      Sil
  12. Memnun oldum tanıştığımıza. Benzer hobilerimiz var ben de çiziktiriyorum bir şeyler ve arkadaşlarımla benzer zevkler, hobiler bulunca çok keyif alıyorum. ÖYkünüz gayet güzelmiş ama sonra bıraktım demişsiniz ya, işte çok basit bir nedeni varmış, ukalalık olmasın harıl harıl internette yazma konusunda tavsiyeler okudum yani kendi fikrim değil oradan aktarıyorum: Önce mutlaka kafamızda veya kağıt üzerinde öykünün sonunu bitirecekmişiz, tıpkı kompozisyon yazar gibi yani, giriş, gelişme, sonuç. Kolay gelsin:)

    YanıtlaSil
  13. bücürükveben;

    Çok teşekkür ederim :) Kesinlikle bende arkadaşlarımla aynı zevklerimiz olunca daha keyif alıyorum. Ama maalesef ki artık çizemiyorum. Çok uzun zaman oldu bırakalı çünkü.. Tavsiyeleriniz çok güzel. Kesinlikle dikkate alacağım.. Belki de bu hikayeyi blogda paylaşabilirim belki :))

    YanıtlaSil
  14. sosyolog , toplum bilimcisi ... bak bakalım bir teşhis koyabilecek misin sorunlarımıza :)

    YanıtlaSil
  15. Merube ;

    İnşallah o zamanlar da gelecek :)

    YanıtlaSil
  16. Öncelikle mutlu yıllar dilerim. Size tanıdığıma mutlu oldum. Kara kalem çalışmalarınız ne güzelmiş. Bazıları için gitmekte zordur kalmakta.

    Gittiği yerden gelen pek fazla yoktur sanırım. O sessizliğinizi kankinizde bozmanız ne güzel umarım her şey gönlünüze göre olur. Lise üçüncü sınıfta yazdığınız yazı çok anlamlıydı. Ben isteklerimi bilmezken sizler nasıl bilebiliyorsunuz.

    Ben de bu sözü çok söylemişimdir. Yada benim isteklerimi benden çok siz nasıl bilebilirsiniz diye çok söylemişimdir.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  17. Abdullah Tığ;

    Çok teşekkür ederim. Tabii kara kalemi tekrar çiz deseler düz çizgiyi yamuk çizerim ki o derece körelttim kendimi :) İnsanın hayatta sessizliğini yada her dakikasında mutlu olabileceği arkadaşının olması bence en büyük şanslardan..

    Tekrar çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  18. İsim de çizimler de hikaye de çok güzel:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ikikatmavi

      Okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ederim ☺

      Sil

Yorum Gönder

Yorumunuz değerli:)
Link paylaşılan yorumlar yayınlanmayacaktır..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-

MANDALİNA