7.31.2017

Lilanın Büyülü Miladı -12






"Bu akşam da çalışacak mısın Nazlı?"
" Evet, Düğün için siparişi yetiştirmem lazım. Yarın sabah teslim etmem gerekiyor."
" Kaç gündür akşam sabah çalışıyorsun. Bitkin görünüyorsun."
"Çalışmak bana iyi geliyor biliyorsun. Hem böyle mutluyum." diyen Nazlı bir dışarıya bakıp bir anda beliren kara bulutları görünce " Yağmur yağacak." dediğinde uzaktan gelen gök gürültüsü bunu doğrulamıştı.


Ferah gittikten sonra doğruca mutfağa giden Nazlı Milat hemen işe koyulmuştu. Müzik çalarda sevdiği grup Athena"nın "Ben böyleyim" şarkısı çalıyordu. En sevdiği şarkılardan biriydi bu. Nazlı milat düğün pastasını yaptıktan sonra sıra aperatif olan kurabiyeleri yapmaya başlamıştı. Tatlı ve tuzlu olmak üzere iki çeşit yapılacaktı. Daha önceden yoğurduğu tatlı kurabiyenin hamurunu dolaptan çıkarıp şekil vermeye başladığı sırada şiddetli gök gürültüsü onu yerinde zıplatmıştı. "Kesin bir yere yıldırım düştü" diye geçirdi içinden. Cama vuran yağmur taneleri şiddetini artırmıştı. Korkusunu ve gök gürültüsünün sesini bastırmak için müziğin sesini daha da açmış şarkıya eşlik etmeye başlamıştı.


Değer saklanma hiç geçer zaman 

Böylede geçer ya sev ister vazgeç 
Beklentiler sadece üzer 
Ayrı dünyalarda farklı farklı kafalarda 
Ve ben ben böyleyim 
Kendi yolumda

İşi bittiğinde saat bir buçuğu geçiyordu. Yorgunluktan gözlerinin önüne perde inmişti adeta. Göz kapakları ona itaat etmiyordu. "Mutfağı da sabah toplarım artık" deyip ışıkları söndürüp evine çıkmaya hazırlanıyordu ki pastahanenin içine vuran ışığı farketti. Işığa doğru dönünce pastahanenin parkında duran aracı gördü. Gözlerini kısıp aracın içindeki kişiyi görmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştı. İçi ürpermeye başlamıştı Nazlı Milatın. Herhangi bir saldırıya karşı kendini savunmak için eline bir şeyler almak için etrafına bakındı. Karanlıkta eline alabildiği tek şey oklava olmuştu. Araç ani bir gürültüyle çalışmış hızla oradan gitmeye başlamıştı. Nazlı Milat aracın çıkardığı o korkunç sesle birlikte iyice gerilmişti. " O araba neden oradaydı? Beni mi izliyordu? " diye kendine sorular soruyordu. Araç gittikten sonra hemen ışıkları yakıp doğruca kapıya yöneldi kapının kilitli olduğunu kontrol etmek için. Gök gürültüsünden sonra beliren şimşek geceyi aydınlattığı sırada aracın gitmediğini yolun karşı tarafında kendisine bakan birisinin olduğunu gördü. Ama bu sefer korkmak yerine içini endişeyle karışık mutluluk kaplamıştı. Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.



7.20.2017

Lilanın Büyülü Miladı 11


Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

6.23.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-






Yahya'nın ağzından; 

Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :)
.. Tepeden tırnağa özledim seni..

6.19.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru



Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.


O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..


Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

6.13.2017

Nereden Başlasam!



Nasıl yada nereden başlasam söze kestiremiyorum blog sakinleri. Başımın içinde dolaşan çokça cümlelerden hangisini yazsam veya hangi konuyu açsam size diye düşünedurayım ben. Velhasıl kelam bu yazı artık geri döndüğümün habercisi olsun sizlere..

4.05.2017

Kuş Misali



Yol asfalt ama çakıllı.. Yolun üzerinde bir çift kırmızı pabuç. Minnacık ayaklar.. Beyaz elbise..Bahar dalları olan beyaz elbise. İki kulak yapılmış kıvır kıvır olan saçlar pembe ponpon tokalarla iki kulak yapılmış. Boğum boğum olan ayakları koşuyor.. Elinde sarı çiçekler.. Önünde kollarını açmış kızının kendisine gelmesini bekleyen annesi var.. 

4.04.2017

GELİNLİK- TEKRAR YAYIN





Günün sabahı..  Düğün günü.

Genç kız heyecandan uyuyamamıştı. Sevdiği adamla evlenecekti. Aylar öncesinden düğün telaşından yorgun olsa da oldukça mutluydu. Düğünü olacağı içinde kilosuna dikkat etmiş aldığı gelinliğin bedenine tam olmasına özen göstermişti. Gelinliği tamda hayal ettiği gibi. Baştan aşağı güpür. Fransız güpürü. Annesi dahil herkes seçeceksen Fransız güpürü seçmelisin en iyi o demişlerdi. Duvarda asılı olan gelinliğine baktı genç kız. Omuzları dantelli straplez gelinliğin eteği oldukça kabarık ve alt kısımlarında yine incilerle işlenmiş danteller bulunuyordu. Odanın içinde dönüp duruyordu. Hava daha aydınlanmamıştı. Mesaj attı sevdiği adama. Hemen cevap gelmişti..

3.29.2017

SAKLI KELİMELER





Kalem kağıdın üzerinde uzunca bir süre bekledi.
Yazmaya mecali mi kalmamıştı yoksa Yazan mı yazamıyordu.
Zorladı kendini. Zihni donmuştu adeta.
Neredeydi o sihirli kelimeler. Sis bulutu gibi kaybolmuştu ortadan.
Oyun oynama zaman da değildi üstelik.

3.20.2017

Yağmur




Yağmur yağdığında kimse sormaz "Neden?" diye. Kaçanlar da olurdu yağmurdan, yağdığı için şükredenler de. Bir damla sudan faydalanan milyonlarca canlı da olurdu, ekini için suya ihtiyaç duyan çiftçide.. Sevinen de olurdu, yağdığı için yüzünü asan da.. Ama kimse neden diye sormazdı. Yağmur bittiğinde yapraklardan süzülen yağmur damlasını izlemeyi sevende oluyordu, tenine yağmur tanesi değdiğinde tiksinen de. Kaçan da oluyordu işte, sırılsıklam olmak uğruna yağmur altında yürüyen de.

2.02.2017

Uzaya Geçiş Yapalım


  Bu okuduğunuz yazı öyle daha önceden yazdığım hikayelerden değil. Hikaye değil!
Tartışma başlığı altında bir iç döküşte dersiniz.. Artık yazı son bulunca siz karar verirsiniz.

Bayan Hohori yazıyor...
Yazayım bakalım ne çıkacak...

Biz yazanlar olarak gün içinde olan tecrübe ya da bir olay, konuşmadan etkilenip onu yazıya dökeriz. Eminim sadece bende olmuyordur bu.
  

1.23.2017

MIM "ÇOCUKLUĞUMUZA DAIR




Bu mimide sevgili Şeydanur etiketlemişti. Ve yine yine geciktim cevaplamak için. Geç oldu farkındayım ama yaptım.. Umarım keyif alırsınız :)
Şu sınav sonrası yakalandığım grip beni çok fena etkiledi. Bilgisayarın başına geçince hemen mimleri yapayım dedim. 
 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon