12.21.2016

Lilanın Büyülü Miladı-5



Güneş yavaş yavaş tepeye çıkarken Nazlı Milat uykuya daha yeni dalmıştı. Yahya gittikten sonra tekrar etrafı toplayıp doğrudan evine çıkmıştı. Kıyafetlerini çıkartmış kırmızı panda desenli pijamasını giyinip uykuyla buluşmuştu.

Yahya ise kötü geçen toplantını ardından motoruna atlayıp memleketine gitmek için yola çıkmıştı. Yağmurun yağması onun için sürpriz olmuştu. Bozuk olan sinirlerine yağmur gem vurmuştu. Yol boyunca açık yer aradı, yarım saat boyunca sırılsıklam olmuştu. Sinirlenince ani hareket etmesine yine kızıp duruyordu.

12.19.2016

Lilanın Büyülü Miladı-4






"Pardon kimse yok mu?"

Nazlı Milat pastaneyi sildikten sonra son kontrol için mutfağa gitmişti ki gelen sesle tekrar pastaneye dönmüştü. Kapıdan içeri girmiş olan uzun boylu siyah deri ceketi giyinmiş, elinde kaskı olan biri duruyordu. Duvarda duran saate baktı iki buçuğu gösteriyordu. 
"Gecenin bu saatinde bu adamın burada ne işi var" diye düşünürken adamın üzerinden akan sular zemine düşüyordu. Yağmur mu yağıyordu. Bakışları adamı geçip dışarıya yönelmişti. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru hiç farketmemişti. 

12.17.2016

Kuş Yuvası


Sabah uyandığımda etrafta dün geceden yağmış olup ağaçların dallarında biriken karı gördüm.Yataktan kalkıp kalın bordo hırkamı giyindim. Sabah saat 8:30. Camdan dışarısını seyrettim uzun süre. Etrafı kaplamış kar çarşaf gibi örtmüştü her bir yanı. Mutfağa geçip kahvaltıyı hazırlıyorum. Ocağa çayı koyarken bir yandan da masaya bardakları ve çatalları koyuyorum.

12.16.2016

Lilanın Büyülü Miladı-3





Nazlı annesinin vefatından sonra okuluna dönmemişti. Birkaç sene sonra babasının tekrar evlenmesiyle dayısının yanına yerleşmişti. Uzun bir süre dayısıyla birlikte Fransada yaşamıştı. Fransada dil öğrenmiş, ev işlerinde yengesine yardım etmiş, kuzenlerinin çocuklarıyla ilgilenmişti. 

12.15.2016

Lilanın Büyülü Miladı-2




 Müzik çalarda  ise sabah söylediği şarkı çalıyordu.

" Bir zamanlar güzel bir kız yaşarmış. " Bir zalimi görmüş ona aldanmış. " ooo lelli." 
"İpekten ince kirpikleri." " Gülermiş hep bebekler gibi. "Bir zamanlar güzel bir kız yaşarmış" "ooo lelli.."

Eğlenceli ve hareketli geçen saatlerden sonra herkes evlerine gitmişti. Yine yalnız kalan Nazlı Milat ilk önce müzik çaları kapatıp masayı toplamaya başladı. On ikiyi geçen saate rağmen hala uykusu yoktu. Kalan kurabiyeleri saklama kabına koyup kaldırmıştı. Bulaşıkları makineye yerleştirip makineyi çalıştırdı. Masaları eski haline getirip kovaya doldurduğu suyla yerleri silmeye başladı. Sabahki negatiflik ona geri dönmüştü.

12.14.2016

Lilanın Büyülü Miladı-1




"Şapkası kırmızı, gözleri mavi" " Üstünden düşmezmiş mor bir entari"...

Nazlı Milat mutfakta akşam için hazırlık yapıyordu. Kek çırparken sevdiği şarkıyı söylüyor bir yandan da fırında ki kurabiyelerin pişip pişmediğini kontrol ediyordu. Fındıklı ve hindistan cevizli olan iki çeşit kurabiyeyi çoktan yapmıştı bile. Arkadaşlarının istediği gibi kuru üzümlü keki de yapıyordu. 

12.12.2016

Garip Hanım- Final







 Allah razı olsun ondan. Allah'ın rızasını kazanmak ne büyük mülkiyettir biliyor musun sen evladım.

Ellerini semaya açıp " Ey Allah'ım bugünlerime de çok şükür" deyip ilk önce içinden duasını okudu sonra da " Amin" deyip iki ilini yüzüne sürdü.
"Benim dişlerim olmadığı için yiyemiyorum daha şu kestanelerden. Sen topla da al kızım. Bende şurada az soluklanayım" deyip kesilmiş olan kütüğün üzerine oturup derince bir " oh" çekiyor. 
Garip teyze dinlenirken bende yere düşen kestaneleri, dikenli kabuğundan çıkartmak için ayağımla eziyor çıkan kestaneleri alıyordum. Kestaneleri topladıktan sonra eve doğru giderken öğle ezanı da okunuyordu.

12.10.2016

Kayıp Kahraman


Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş, gelmiş denize kıyısı olan Orman krallığının içine. Sağa gitmiş yok, sola koşmuş yok, geri bakmış yok, kayıp olmuş bizim kahraman. Geri gitse bulamayacak yolunu, sağa mı sola mı ileri mi gitse bilememiş. Metrelerce

12.09.2016

Garip Hanım-5





Sayfalar süren yazı son bulduğunda bilgisayarımı kapatıp telefonumdan anneme mesaj attım. Sonra yorgunlukla kendimi derin ve huzurlu uykunun kollarına bıraktım.


Sabah horuzun sesiyle uyandım. Garip Teyze çayı demlemiş kahvaltıyı hazırlamıştı. 
" Kaçta uyandın Teyze?"
"Sabah namazından sonra uyumam ben evladım. Bereket bu saatlerde dağıtılır. Gel kızım gel çayın soğumasın."

Garip Hanım-4





Biz yemeği yerken Garip Teyze oğlunu da yediriyordu Açtığı televizyonda izlediği diziyi takip ediyor, dizi hakkında konuşuyorduk.

Garip teyze bana döşek hazırladı. " Gitme, kal bu gece." dedi. Gitmek istemedim bende. Garip teyze ayaklanıp odaya geçti. Bende televizyondan haberleri izliyordum. Sağanak yağan yağmurda tem otoyolunda sekiz araç zincirleme trafik kazası yapmıştı öğle saatlerinde. Maddi zararla atlatılan kazada bir şoförün kolu kırılmış diğer şoförün başında derin yaralar oluşmuştu. 

12.06.2016

Garip Hanım-3





Biten çayları doldurmak için kalktım. Kuzinenin önüne geldiğimde, farkettirmeden gözyaşlarımı silip, çaydanlıkları alıp bardakları doldurdum. Ben yerime oturduğumda Garip teyze çayından yudum alıp devam ediyor.

" Ah evladım boşuna dememişler ev alma komşu al diye. Bu evi kocamla birlikte yoktan var ettik. Bu taşları birer birer dizdik. Her köşesinde koca anılar var. Ama evden önce Hasibe'den anlatayım biraz."
"Kocam öldükten sonra çok seneler çalıştım. Çalışmaktan gocunmadım.  Ama oğlan büyüyünce onu
 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon