10.05.2017

Paranın Bilinmeyen Yolculuğu






Şu anda bu satırları sizlere tüm çıplaklığıyla yazıyorum.. Bugünün kahramanı ben. İlla kahraman olacaksam o ben olayım diyorum ve günümü sizlere anlatayım. Elimde kupa bardağımda açık çay. İçmek için değil de daha çok soğuktan donan ellerimi ısıtmak amacıyla içiyorum.. Yanında bir kaç sarı leblebi ve iki badem.. Hani şu form koruma amacıyla, çayın yanında bir şeyler atıştırma bahanesiyle.. Ben bu satırları şu anda yani saat 21:16 da yazıyorum..

10.01.2017

Son-Suz Hikaye





Evden çıkmadan cebini son kez kontrol etti. On lirası cebinde durduğuna emin olunca ağır aksak çıktı kapıdan. Kapıyı kapatmadan önce evine göz gezdirdi. O her zaman aşina olduğu sessizlik ona güle güle demişti. O da sessizliğe karşılık "Allah'a sımarladık" deyip eliyle selam çaktıktan sonra kapıyı yavaşça kapattı.

9.27.2017

Ahmak Tilki(!)



Mevsimlerden dört mevsim bugünlerde.. Yaşadığımı değil de hissettiklerimi yaşıyorum.. Koca evde şu rutubetli küçük odaya dünyamı sığdırdım. Camın kenarında duran yatağım darmadağınık.. Üzerinde katlanmayı bekleyen bir yığın çamaşır.. Canım iş yapmak istemiyor.. Servis masasının en küçüğü, odamın kenarında kırık kristal kesme vazonun içindeki sahte çiçeklere değer katmış gibi gözüküyor.. O da sahte!

9.25.2017

Lilanın Büyülü Miladı- Final-






Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.

Hareket etmeye korkuyordu Nazlı. Ya çekip giderse diye. Gözyaşları görmesine engel olmaya başlayınca elleriyle gözlerini silip, gözlerini hiç kırpmadan camdan yolun karşı tarafında duran Yahyayı görmeye çalışıyordu. Yağmur bir anda bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamıştı. Ellerinin titremesine engel olmasını bırak kalbi, zihni dahi söz dinlemiyordu sanki. Ne duruyorsun, koş, diyen aklına karşı gelen ayakları mıh gibi olduğu yerde kalmıştı. Sadece gözleri tek noktada sabitlenmişti. Yahya karşısında duruyordu işte.
-Koş aptal, koş işte!

Derin nefes alıp koşmaya başlamıştı Nazlı Milat. Yağmur daha saniyesinde sırılsıklam yapmıştı onu, ama umurunda değildi. Bütün hücresinde hissettiği o buruk mutluluk, ritmi bozulan kalbine söz dinletememesi aşktandı. Emindi artık. Çok geç olsa da emindi. 

9.01.2017

Mandalina-Tekrar yayın blogdaki ilk hikayem :)



Sokağın başındaki telefon direğinin başında oturmuş gelen geçene bakıyordu. Yanındaki poşette üç beş mandalina. Evden çıkmadan annesi tutuşturdu eline. O inatla almak istemese de şimdi keyifle mandalinaları yiyordu. Hafif esen rüzgar, neredeyse yağmak üzere olan yağmur ve uzaktan beliren kara bulutlar gecenin ketum geçeceğinin habercisiydi. Yeşilimsi turuncumsu renk cümbüşüyle kaplı mandalina kabuğunu soyarken yanına koşarak gelen arkadaşının ona seslenmesiyle başını sesin geldiği tarafa doğru kaldırıp baktı. Uzun saçları yağan ince yağmurdan kıvır kıvır olmuş, yolda koşarak geldiği içinse paçaları çamura bulanmıştı. Biri rengi solmuş olan tamamen çamura bulanmış kırmızı terlik diğer ayağında ise önü yırtık kara lastik.." Ba..bam gel..cek ş...şim.di." Elindeki gazete kağıtlarını acele ile arkadaşına verdi. Koştuğu için nefes nefese kalmış cümlesini zor tamamlamıştı. Arkadaşının istediği gazete kağıtlarını verdiği gibi geldiği yoldan koşarak eve gitti. "Zeyneeep!" diye bağırsa da Hülya, arkadaşı çoktan köşeyi dönmüş, yoldan kaybolmuştu. Halbuki yanındaki poşette duran büyücek ve yediği mandalinaların en güzelini arkadaşına vermek için ayırmıştı. Elindeki gazete kağıtlarını katlayıp kazağını kaldırıp  karnının üstüne koymuş, ıslanmasın diyede kazağıyla kağıtları korumuştu. Poşetteki mandalinayı da geçen sene annesinin ördüğü hırkasının cebine koyup eve doğru koşmaya başladı.

8.30.2017

Fırtına Öncesi Sessizlik


Fırtına öncesi sessizliği herkes bilir kılıçları kuşanır. Bilir ki fırtına kopacak. Önceden önlemini alır insan. İlk önce içini bir sıkıntı kaplar sessizliğe gömülür. Bir yerden çıkacak olan çatırtıyı bekler. Hazırlıklıdır da aynı zamanda.. Dişlerini biler tırnaklarını çıkartır hazır şekilde bekler. Deniz gibi..

7.31.2017

Lilanın Büyülü Miladı -12






"Bu akşam da çalışacak mısın Nazlı?"
" Evet, Düğün için siparişi yetiştirmem lazım. Yarın sabah teslim etmem gerekiyor."
" Kaç gündür akşam sabah çalışıyorsun. Bitkin görünüyorsun."
"Çalışmak bana iyi geliyor biliyorsun. Hem böyle mutluyum." diyen Nazlı bir dışarıya bakıp bir anda beliren kara bulutları görünce " Yağmur yağacak." dediğinde uzaktan gelen gök gürültüsü bunu doğrulamıştı.


Ferah gittikten sonra doğruca mutfağa giden Nazlı Milat hemen işe koyulmuştu. Müzik çalarda sevdiği grup Athena"nın "Ben böyleyim" şarkısı çalıyordu. En sevdiği şarkılardan biriydi bu. Nazlı milat düğün pastasını yaptıktan sonra sıra aperatif olan kurabiyeleri yapmaya başlamıştı. Tatlı ve tuzlu olmak üzere iki çeşit yapılacaktı. Daha önceden yoğurduğu tatlı kurabiyenin hamurunu dolaptan çıkarıp şekil vermeye başladığı sırada şiddetli gök gürültüsü onu yerinde zıplatmıştı. "Kesin bir yere yıldırım düştü" diye geçirdi içinden. Cama vuran yağmur taneleri şiddetini artırmıştı. Korkusunu ve gök gürültüsünün sesini bastırmak için müziğin sesini daha da açmış şarkıya eşlik etmeye başlamıştı.


Değer saklanma hiç geçer zaman 

Böylede geçer ya sev ister vazgeç 
Beklentiler sadece üzer 
Ayrı dünyalarda farklı farklı kafalarda 
Ve ben ben böyleyim 
Kendi yolumda

İşi bittiğinde saat bir buçuğu geçiyordu. Yorgunluktan gözlerinin önüne perde inmişti adeta. Göz kapakları ona itaat etmiyordu. "Mutfağı da sabah toplarım artık" deyip ışıkları söndürüp evine çıkmaya hazırlanıyordu ki pastahanenin içine vuran ışığı farketti. Işığa doğru dönünce pastahanenin parkında duran aracı gördü. Gözlerini kısıp aracın içindeki kişiyi görmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştı. İçi ürpermeye başlamıştı Nazlı Milatın. Herhangi bir saldırıya karşı kendini savunmak için eline bir şeyler almak için etrafına bakındı. Karanlıkta eline alabildiği tek şey oklava olmuştu. Araç ani bir gürültüyle çalışmış hızla oradan gitmeye başlamıştı. Nazlı Milat aracın çıkardığı o korkunç sesle birlikte iyice gerilmişti. " O araba neden oradaydı? Beni mi izliyordu? " diye kendine sorular soruyordu. Araç gittikten sonra hemen ışıkları yakıp doğruca kapıya yöneldi kapının kilitli olduğunu kontrol etmek için. Gök gürültüsünden sonra beliren şimşek geceyi aydınlattığı sırada aracın gitmediğini yolun karşı tarafında kendisine bakan birisinin olduğunu gördü. Ama bu sefer korkmak yerine içini endişeyle karışık mutluluk kaplamıştı. Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.



7.20.2017

Lilanın Büyülü Miladı 11


Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

6.23.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-






Yahya'nın ağzından; 

Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :)
.. Tepeden tırnağa özledim seni..

6.19.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru



Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.


O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..


Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

6.13.2017

Nereden Başlasam!



Nasıl yada nereden başlasam söze kestiremiyorum blog sakinleri. Başımın içinde dolaşan çokça cümlelerden hangisini yazsam veya hangi konuyu açsam size diye düşünedurayım ben. Velhasıl kelam bu yazı artık geri döndüğümün habercisi olsun sizlere..
 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon