7.19.2018

KPSS



Bu hafta sonu sınavım var. Ondan sonra bloguma geri döneceğim. Yazı yazmaya yazmaya körelttim kendimi gibi geliyor bana... Bol dua edin olur mu!! KPSS ye girecek bütün blogcanlara BAŞARILAR!!

12.05.2017

Kurgusuz İstek


Öyle sarhoş! Bilinçli.. Ne istediğinin bilincinde olan bir sarhoşluk bu.. Ama kör.. Bu körlük görmekle ilgili değil.  Anlama yetisi desem o da değil. Şöyle isteksiz ama aniden gelen bi iç çekiş gibi. Hani derler ya kör bıçak diye.. Onun gibi.. bıçak işlev görse de zorlar ama bu zorluk bir çok olayı da beraberinde götürür. Onun gibi..  

11.20.2017

Camın Arkası


Her şey soyut bu odada. Soyutluğun içinden çıkagelmiş bu biçimsiz hikayeyi kim okuyacak dersiniz? Reellik..

Oda.. Parlak ve sessiz çığlığa hakim. Doluca hayallerle süslü yine bu boş oda.. Sıcak.. Ama mevsimlerden  kış. Somutluğun hakim olmadığı bu odanın camı size anlatacak bu hikayeyi.. 

10.27.2017

-1-





Kolay gibiydi her şey.. Öyle gözüküyordu.
Yanıltıcıydı her bir şey.

10.10.2017

Yeni Yetme Yazar



Elleri klavyede dans ediyordu yazmak için lakin tuşlara basmıyordu. Aklında tasarladığı hikayeyi yazıya dökemiyordu. Zihninde beliren hikayenin hayali görüntüsü gözlerinin önündeydi...

10.05.2017

Paranın Bilinmeyen Yolculuğu






Şu anda bu satırları sizlere tüm çıplaklığıyla yazıyorum.. Bugünün kahramanı ben. İlla kahraman olacaksam o ben olayım diyorum ve günümü sizlere anlatayım. Elimde kupa bardağımda açık çay. İçmek için değil de daha çok soğuktan donan ellerimi ısıtmak amacıyla içiyorum.. Yanında bir kaç sarı leblebi ve iki badem.. Hani şu form koruma amacıyla, çayın yanında bir şeyler atıştırma bahanesiyle.. Ben bu satırları şu anda yani saat 21:16 da yazıyorum..

10.01.2017

Son-Suz Hikaye





Evden çıkmadan cebini son kez kontrol etti. On lirası cebinde durduğuna emin olunca ağır aksak çıktı kapıdan. Kapıyı kapatmadan önce evine göz gezdirdi. O her zaman aşina olduğu sessizlik ona güle güle demişti. O da sessizliğe karşılık "Allah'a sımarladık" deyip eliyle selam çaktıktan sonra kapıyı yavaşça kapattı.

9.27.2017

Ahmak Tilki(!)



Mevsimlerden dört mevsim bugünlerde.. Yaşadığımı değil de hissettiklerimi yaşıyorum.. Koca evde şu rutubetli küçük odaya dünyamı sığdırdım. Camın kenarında duran yatağım darmadağınık.. Üzerinde katlanmayı bekleyen bir yığın çamaşır.. Canım iş yapmak istemiyor.. Servis masasının en küçüğü, odamın kenarında kırık kristal kesme vazonun içindeki sahte çiçeklere değer katmış gibi gözüküyor.. O da sahte!

9.25.2017

Lilanın Büyülü Miladı- Final-






Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.

Hareket etmeye korkuyordu Nazlı. Ya çekip giderse diye. Gözyaşları görmesine engel olmaya başlayınca elleriyle gözlerini silip, gözlerini hiç kırpmadan camdan yolun karşı tarafında duran Yahyayı görmeye çalışıyordu. Yağmur bir anda bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamıştı. Ellerinin titremesine engel olmasını bırak kalbi, zihni dahi söz dinlemiyordu sanki. Ne duruyorsun, koş, diyen aklına karşı gelen ayakları mıh gibi olduğu yerde kalmıştı. Sadece gözleri tek noktada sabitlenmişti. Yahya karşısında duruyordu işte.
-Koş aptal, koş işte!

Derin nefes alıp koşmaya başlamıştı Nazlı Milat. Yağmur daha saniyesinde sırılsıklam yapmıştı onu, ama umurunda değildi. Bütün hücresinde hissettiği o buruk mutluluk, ritmi bozulan kalbine söz dinletememesi aşktandı. Emindi artık. Çok geç olsa da emindi. 

9.01.2017

Mandalina-Tekrar yayın blogdaki ilk hikayem :)



Sokağın başındaki telefon direğinin başında oturmuş gelen geçene bakıyordu. Yanındaki poşette üç beş mandalina. Evden çıkmadan annesi tutuşturdu eline. O inatla almak istemese de şimdi keyifle mandalinaları yiyordu. Hafif esen rüzgar, neredeyse yağmak üzere olan yağmur ve uzaktan beliren kara bulutlar gecenin ketum geçeceğinin habercisiydi. Yeşilimsi turuncumsu renk cümbüşüyle kaplı mandalina kabuğunu soyarken yanına koşarak gelen arkadaşının ona seslenmesiyle başını sesin geldiği tarafa doğru kaldırıp baktı. Uzun saçları yağan ince yağmurdan kıvır kıvır olmuş, yolda koşarak geldiği içinse paçaları çamura bulanmıştı. Biri rengi solmuş olan tamamen çamura bulanmış kırmızı terlik diğer ayağında ise önü yırtık kara lastik.." Ba..bam gel..cek ş...şim.di." Elindeki gazete kağıtlarını acele ile arkadaşına verdi. Koştuğu için nefes nefese kalmış cümlesini zor tamamlamıştı. Arkadaşının istediği gazete kağıtlarını verdiği gibi geldiği yoldan koşarak eve gitti. "Zeyneeep!" diye bağırsa da Hülya, arkadaşı çoktan köşeyi dönmüş, yoldan kaybolmuştu. Halbuki yanındaki poşette duran büyücek ve yediği mandalinaların en güzelini arkadaşına vermek için ayırmıştı. Elindeki gazete kağıtlarını katlayıp kazağını kaldırıp  karnının üstüne koymuş, ıslanmasın diyede kazağıyla kağıtları korumuştu. Poşetteki mandalinayı da geçen sene annesinin ördüğü hırkasının cebine koyup eve doğru koşmaya başladı.

8.30.2017

Fırtına Öncesi Sessizlik


Fırtına öncesi sessizliği herkes bilir kılıçları kuşanır. Bilir ki fırtına kopacak. Önceden önlemini alır insan. İlk önce içini bir sıkıntı kaplar sessizliğe gömülür. Bir yerden çıkacak olan çatırtıyı bekler. Hazırlıklıdır da aynı zamanda.. Dişlerini biler tırnaklarını çıkartır hazır şekilde bekler. Deniz gibi..
 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon